THE KILLING OF A SACRED DEER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
THE KILLING OF A SACRED DEER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2017 Perşembe

Uluslararası Film Yarışması #AdanaFF2017


KUTSAL GEYİĞİN ÖLÜMÜ / THE KILLING OF A SACRED DEER



2017 Cannes En İyi Senaryo

Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un The Lobster’dan sonra İngilizce çektiği ikinci filmi, izleyicisini her zamanki gibi tekinsiz, oyunbaz ve özenle tasarlanmış yeni bir lanetli Lanthimos evrenine davet ediyor. Kutsal Geyiğin Ölümü başarılı bir cerrah ve babasının boşluğunu onunla doldurmaya çabalayan bir ergen etrafında dönüyor. Tuhaf ikili, aileleriyle tanıştığında işler daha da tuhaflaşıyor ve muzip bir tür Alacakaranlık Kuşağı hikâyesi ortaya çıkıyor. Lanthimos bedensel şiddetten doğan mizahı da her daim olduğu gibi filmine tatminkar miktarda eklemeye devam ediyor. Aileye, suçluluk duygusuna ve sınıfa dair, etkisinden kurtulması çok zor bir soğuk duş bu film.

The Square /Kare



2017 Cannes Altın Palmiye, Vulcan Teknisyen Sanatçı Ödülü 

Yönetmen Ruben Östlund, izleyeni güldürdüğü kadar rahatsız da eden özgün filmleriyle olay yaratmaya devam ediyor. Cannes’dan Altın Palmiye’yle dönen Kare, Stockholm’deki bir sanat merkezini mesken tutuyor. Bu sanat merkezinin artistik direktörlüğünü yapan Christian, “mükemmel” bir erkek. Sanat sevdalısı, nazik, yakışıklı, kültürlü, donanımlı... İçinde yaşadığı toplum da öyle; refahla yoğrulmuş, capcanlı, zengin ve dost canlısı... Östlund, imajın kâğıt üstündekiliğine, refahın gizliden gizliye yarattığı yozlaşmışlığa ve beslediği riyakârlığa yönelik sivri dilli, yenilikçi ve tartışmaya açık fikirlerle dolu bir filmle karşımızda.

A FANTASTIC WOMAN / UNA MUJER FANTÁSTICA / MUHTEŞEM KADIN


2017 Berlin En İyi Senaryo, Teddy Ödülü Ekümenik Jüri–Mansiyon

Filmekimi’nde gösterilen önceki filmi Gloria ile uluslararası alanda büyük başarı elde eden Sebastian Lelio, merakla beklenen yeni filmiyle karşımızda! Muhteşem Kadın’ın odağında kendinden yaşça büyük sevgilisini kaybeden trans kadın Marina var. Marina’nın sırtında ise veda edilen büyük aşkın yüzleşmesi güç tortusu, geride ve yalnız kalmışlığın ağırlığı ve kendisini dışlayan, hırpalayan bir toplumun karanlık yüzü... Yönetmen Lelio, başrolünde trans oyuncu Daniela Vega'nın harikalar yarattığı yeni filminde Şili’de bir trans birey olarak dünyaya var gücüyle göğüs germenin duygu dolu öyküsünü, bitmiş bir aşkı ve mutluluk hayallerini fon alarak anlatıyor.


SEVGİSİZ / LOVELESS / NELYUBOV



2017 Cannes Jüri Ödülü
2017 Münih En İyi Uluslararası Film

Birbirlerine karşı nefretle dolu bir kadınla bir erkek ve arka odada, korku içinde gözyaşlarına boğulmuş çocukları... Sevgisiz, bu çocuğun ansızın ortadan kaybolması üzerine onu aramaya başlayan, boşanma arifesindeki bir karı-kocanın bezginlik ve pişmanlıkla yaralı çabalarının hikâyesini anlatıyor. Günümüz Rus sinemasının büyük ustası Andrey Zvyagintsev, şiddetle, kavgayla ve sevgisizlikle yoğrulmuş, hayalleri kırılınca ağlamayı bile unutmuş bir toplumun portresini post-modern bilgi çağı filtresinden çiziyor. Yozlaşmış, çürümüş, hayati değere sahip kurumları ardı ardına işlevsiz hale gelmiş Rus toplumu, yönetmenin otopsi masasında.  

ÜÇ BİLLBOARD EBBING ÇIKIŞI, MISSOURI / THREE BILLBOARDS OUTSIDE EBBING, MISSOURI


2017 Toronto Halkın Seçimi (kurmaca)
2017 Venedik En İyi Senaryo

Amerikan bağımsız sinemasının en güçlü kalemlerinden, klasikleşen In Bruges’ün yönetmeni Martin McDonagh, Seven Psychopaths’ten sonra uzun zamandır beklenen yeni filmiyle geri dönüyor. McDonagh’ın ilk gösterimini Eylül’de Venedik, ardından Toronto film festivallerinde yapan filmi, kızı bir süre önce evlerine yakın bir yerde tecavüz edilerek katledilen bir anneyi gözlemliyor. Acılı anne Milfred, yetkililerin dikkatini çekebilmek için, karayolundaki üç ilan panosunu kiralıyor ve herkese meydan okuyor. Milfred rolündeki Frances McDormand’ın muazzam performansı, son derece güçlü oyuncu kadrosuyla, kalıpların dışına çıkıp kendi savaşını kendi yöntemleriyle veren güçlü kadınlara adanmış bir ağıt.  

Patti Cake$




2017 Seattle Genç Jüri Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu (D. MacDonald)

“Şişman beyaz kızlar rap yapamaz” denilerek hem cinsiyetçilikten hem ayrımcılıktan mustarip kalan Patricia "Dumbo" Dombrowski, hip hop yıldızı “Patti Cake$”e mi dönüşecek yoksa Jersey’deki karanlık mahallesinde bir anlığına parlayıp sönecek mi? Sundance Film Festivali’nde çokça konuşulduktan sonra Cannes’da özellikle Avustralyalı başrol oyuncusu Danielle Macdonald’ın performansıyla büyük övgü toplayan Patti Cake$, 23 yaşında, bir yandan önyargıları ve küçük şehir yazgısını kırmaya çalışırken bir yandan da annesinin aşk acıları ve heyheyleriyle mücadele eden, yetenekli, azimli ve kilolu bir kadının ilham verici hikâyesini anlatıyor. Filmin müziklerini de besteleyen yönetmen Geremy Jasper, sıkışmış, kendini ifade etmekte zorlanan dışlanmış Patti’nin hikâyesinin kendi 23 yaşındaki halinden esinlendiğini söylüyor.

UYSAL BİR RUH / A GENTLE CREATURE / KROTKAYA



Adını bile bilmediğimiz bir kadın... Tek amacı hapisteki kocasına bir koli ulaştırmak... Paket iade edilince teslimatı bizzat yapabilmek için yollara düşer ancak vardığı hapishanede de kocasının izini bulamaz. Sanki bütün yollar birileri tarafından kapatılmış gibidir. Bu eziyetin bir sonu var mıdır? Dostoyevski’den esinlenen Sergei Loznitsa, yeni filminde oldukça sert, tavizsiz, rahatsız edici bir Doğu Avrupa portresi çiziyor. Müthiş sanat yönetimiyle büyük Rus sinema geleneğini izleyen Uysal Bir Ruh, elbirliği etmişçesine, insanlığını yitirmiş ülkesinin yarattığı kâbusun içinde geziniyor.


DAHA


14 yaşındaki Gaza, yaşadığı küçük sahil kasabasından ayrılarak büyük şehirde liseyi okumayı hayal ederken, babasının onu insan kaçakçılığı şebekesinin bir parçası haline getirmesiyle suçla tanışır. Gaza’nın ergenliği, babasının baskıcı karakteri ve sürekli gözlemlediği göçmenlerle geçmeye başlar. Gaza, babası gibi şiddet ve baskı üzerine bir hayat mı kuracaktır yoksa o da bir göçmen mi olacaktır?
Hakan Günday'ın 'Daha' adlı romanının beyazperde uyarlaması olan filmin yönetmen koltuğunda Onur Saylak oturuyor. Saylak'ın aynı zamanda başrolünü de üstlendiği filmin kadrosunda Ahmet Mümtaz Taylan, Erkan Avcı, Selim Bayraktar, Pervin Bağdat, Selen Öztürk gibi oyuncular yer alıyor.

Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok




Salim, 30 yaşlarında bir cinayet masası dedektifidir. İçine kapanıktır. Ayrılmış olduğu karısından, çok da ilgilenmediği 3 yaşlarında bir kızı vardır. Salim, yeni bir cinayet davası üzerine çalışırken, bir süredir devam etmekte olduğu göz tedavisinin sonuç vermediğini ve zamanla tamamen kör olacağını öğrenir. Bu gerçekle baş etmeye çalışırken ilgilendiği davada öldürülen kişinin karısı Handan Hanım’ın da kör bir piyanist olması, Salim’in durumunu daha da ilginç kılar. Dava süreci ilerledikçe Handan Hanım’a fena halde gönlünü kaptıran Salim, ondan yüz bulamayınca ilgisini cinayetin bir numaralı katil zanlısının kör karısı Leyla’ya yöneltir. Ama şüphesiz en tuhafı, Salim’in canından çok sevdiği annesinin yaşlı ve kör bir fahişe olmasıdır. Olaylar geliştikçe Salim daha da körleşir. Ya da Salim körleştikçe olaylar gelişir.

REY



*2017 Rotterdam Film Festivali Jüri Özel Ödülü


 KÜÇÜK HACI /  LİTTLE CRUSADER




2017 Karlovy Vary Film Festivali Kristal Küre Ödülü



(Kaynak:FilmEkimi)